Kategori , ,

HIV/AIDS Hakkında Doğru Bilinen 7 Yanlış

80’lerin başında ortaya çıktığından bu yana her yaştan milyonlarca kişinin ölümüne sebep olan AIDS, çağımızın en ölümcül hastalıklarından biri olarak halen insanlığı tehdit ediyor. Erken teşhis ve çeşitli tedavi yöntemleri sayesinde ölüm oranlarının ciddi oranda azaltılmasıyla birlikte günümüzde bireylerin AIDS’e sebep olan HIV’den korunma konusunda bilinçlendirilmesi de büyük önem taşıyor. Biz de bu yazımızda AIDS/HIV hakkında doğru bilinen yanlışları sizler için maddeler halinde sıraladık.

Yanlış 1: HIV pozitif olan herkes AIDS hastalığına yakalanır.

HIV insanların bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüs, AIDS ise HIV nedeniyle vücut direncinin ortadan kalkması sonucu oluşan hastalığın adıdır. Tedavi uygulanmadığında HIV enfeksiyonunun ilerleyerek AIDS’e ortam hazırladığı doğrudur ancak HIV’in erken teşhisi ve antiretroviral (ARV) adı verilen ilaçların kullanımı ile AIDS hastalığına yakalanmanın önüne geçilebilmektedir.

Yanlış 2: AIDS homoseksüel hastalığıdır.

Homoseksüel erkekler AIDS vakalarının büyük bir kısmını oluşturuyor olsa da bu durum HIV virüsünün kadınları veya heteroseksüel bireyleri etkileyemeyeceği anlamına gelmiyor. Örneğin Güney Afrika’da HIV taşıyıcısı bireylerin yarısından fazlası kadınlardan oluşuyor. 2016 yılının verilerine göre ise heteroseksüel bireyler HIV enfeksiyonlarının %24’ünü oluşturuyordu.

Yanlış 3: HIV; ter, idrar, dışkı temasları ve öpüşmeyle bulaşabilir.

HIV, en yüksek oranda korunmasız olarak gerçekleşen tüm cinsel ilişki tipleri ile bulaşmaktadır. Aynı enjektörün paylaşıldığı uyuşturucu kullanımı ve kan verme/kan alma işlemleri sırasında da bulaşabilen HIV, anneden bebeğe kan yoluyla da geçmektedir. Bu ihtimaller dışında kullanılan ortak eşyalardan, öpüşmekten, solumadan veya deri temasından dolayı ya da ter, idrar, dışkı, tükürük gibi maddeler aracılığı ile HIV’in bulaşması mümkün değildir.

Yanlış 4: Sivrisinekler insanlara HIV bulaştırabilir.

Kan yoluyla bulaşan bir virüs olarak HIV’in sivrisinekler tarafından insanlara taşınabileceği düşünülmektedir. Ancak hücre yapıları HIV’in bölünüp çoğalmasına uygun bir ortam sağlamadığından dolayı sivrisinekler, HIV taşıyıcısı olamazlar. Bu nedenle sivrisinek ısırığı ile HIV’in insanlara bulaşması söz konusu değildir.

Yanlış 5: HIV bulaşan herkes kısa sürede ölür.

İlk ortaya çıktığı yıllarda tedavisi olmadığından dolayı HIV hızlı bir şekilde AIDS’e dönüşüyor ve hastanın birkaç sene içinde ölümüne sebep oluyordu. Ancak günümüzde AIDS’i önlemek için geliştirilen ARV ilaçlarının düzenli kullanımıyla AIDS’e yakalanma oranını düşürmek ve bireylerin uzun bir yaşam sürmelerini sağlamak mümkün.

Yanlış 6: HIV pozitif bir kadının çocuğu da HIV pozitif doğar.

Anneden bebeğe geçebilen HIV, günümüzde ARV tedavisinin geliştirilmesi ile birlikte büyük oranda tehdit olmaktan çıkmıştır. Günümüzde kadınlar bebek sahibi olmadan önce başladıkları ARV tedavisine gebelikleri süresinde ve sonrasında da devam ettikleri takdirde son derece sağlıklı bebeklere sahip olabiliyorlar. Ancak geçmesi düşük ihtimal de olsa doğum sonrasında annelere bebeklerini emzirmeleri önerilmiyor.

Yanlış 7: HIV tedavisi olanlar başkalarına virüs bulaştırmazlar.

HIV tedavisinde kullanılan ilaçların amacı virüsü ortadan kaldırmak değil baskılamak; yani hastalık yapıcı etkisini azaltmaktır. Araştırmalar uzun süreli ARV tedavilerinin virüs bulaştırma riskini düşürdüğü yönünde sonuçlar verse de HIV pozitif olan ve tedavi gören bireylere cinsel ilişki sırasında korunması ya da kan alışverişi konusunda dikkatli olması önerilmektedir.  

Yazar: MaddeMadde

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir