Kategori , ,

6 Maddede Joker

DC evreninin en popüler kötü adamı Joker, yakın zamanda vizyona giren filmiyle birlikte daha geniş bir kitlenin ilgi odağı olmayı başardı. Dolayısıyla pek çok kişi için Joker’in aslında kim olduğu, nasıl yaratıldığı da bir merak konusu oldu. Biz de bu yazımızda Joker’in çizgi romandan sinemaya kadar uzanan serüvenini sizler için derledik.

1 – Joker’in ilham kaynağı The Man Who Laughs filminin baş karakteridir

Conrad Veidt, Victor Hugo’nun aynı adlı romanından sinemaya uyarlanan 1928 yapımı The Man Who Laughs filmindeki rolüyle Joker karakterine ilham kaynağı oldu. Joker’in ilk eskizlerini gören yazarlardan birinin, karakteri Conrad Veidt’in suratı çizilerek kalıcı bir gülümseme kazandırılan ‘gülen adam’ tiplemesine benzetmesiyle Joker, bu karakter üzerinden modellendi.   

2 – Batman’in Baş Düşmanı Olması Planlanmamıştı

Çizgi roman yayıncısı DC Comics’in Batman serisi için ‘kötü karakter’ olarak yaratılan Joker; ilk kez 1940 yılında seriye dahil oldu. İlk öykülerde Batman’in yazarları Bob Kane, Bill Finger ve Jerry Robinson tarafından kendi eğlencesi için şiddet suçları işleyen sosyopat bir karakter olarak tasvir edildi. Joker, başlangıçta Batman tarafından öldürülmesi planlanan basit bir karakter olsa da daha sonra Batman’in antitezi olarak öne çıkarılıp baş düşman haline getirildi.

3 – Joker, Batman serisi boyunca ufak karakter değişimleri yaşadı

Çizgi romanda beyaz bir cilt, kırmızı boyalı dudaklar, yeşil saçlar ve mor takım elbiseyle karakterize edilen Joker; zamanla palyaço görünümlü şakacı, hileci ve mizahi yönü ağır basan psikopat bir katile dönüştürüldü. 1950’li yıllarda saldırganlığı yumuşatılarak bir hırsız kimliği kazandırılan karakter, 1970’lerde tekrar acımasız ve tehditkâr bir role büründü. 1973’te Dennis O’Neal ve Neal Adams tarafından revize edilen yeni Joker; Batman’e ve Gotham şehri polislerine meydan okuyan intikamcı bir karakter halini aldı.

4 – Joker hakkında Batman’den bağımsız bir seri yayınlandı

1975 yılında yayınlanan 9 sayılık The Joker çizgi roman serisi, Joker’i Batman serisinden bağımsız bir karakter olarak okuyuculara sundu. Joker bu kitapta hem iyi hem de kötü kahramanlarla savaştı ancak seriyi oluşturan farklı görüşlerdeki yazarların müdahaleleri sonucu kimseyi öldüremeden yakalandı. Bu seride akıl sağlığı yerinde olmayan ve kaostan keyif alan bir katil olarak resmedilen karakter, sonraki hikayelerde de bu kimliğini korudu.

5 – Batman: Killing Joke hikayesinde Joker’in geçmişine yer verildi (spoiler içerebilir)

1988 yılında Alan Moore tarafından yazılan Batman: Killing Joke çizgi romanıyla, ilk kez Joker’in kökeni hakkında bilgiler verildi. Öyküye göre Joker; kimyasal üretim yapan bir şirkette mühendis olarak çalışırken stand – up komedyeni olmak için işinden ayrılan, karısını ve çocuğunu bir ev kazasında kaybeden bir karakterdir. İki suçlunun tesise girişi için rehberlik yaptığı sırada çatışma sonucu Batman’le karşılaşır. Batman’den kaçmak için kimyasal atık tankına atlar ve cildi beyazlamış, saçları yeşile dudakları ise kırmızıya boyanmış şekilde dışarı çıkar. Yüzünün aldığı görüntü ve ailesini kaybetmenin de etkisiyle delirir ve Joker karakteri doğmuş olur.

6 – Joker, sinemada 5 ünlü oyuncu tarafından canlandırıldı

Batman serisinin sinema perdesine taşınması ile Joker karakteri, 1966 – 68 yılları arasında yayınlanan Batman televizyon dizisinde ilk kez Cesar Romero tarafından canlandırıldı. 1989 yılında Tim Burton yönetmenliğinde çekilen ilk sinema filminde ise Joker’e Jack Nicholson hayat verdi. Daha sonra 2008’de çekilen The Dark Knight filmindeki performansıyla Oscar kazanacak olan Heath Ledger’ın, 2016 yapımı Suicide Squad’da ise Jared Leto’nun canlandırdığı Joker; solo bir filmle popülerliğini artırdı. Joaquin Phoenix’in başrolde olduğu Joker filminde karakterin doğuşu, ilham kaynağı Killing Joke olmasına rağmen bambaşka bir hikayeyle ele alındı.

Yazar: nilay

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir