Kategori ,

7 Maddede Kapadokya

Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Türkiye topraklarının eşsiz tarihi zenginliklerinden biri olan Kapadokya, gizemli görünümü ile her yıl dünyanın dört bir yanından çok sayıda turisti kendisine çekiyor. Her bir detayı ile merak uyandıran peri bacaları ve tarihin farklı dönemlerine ait mimari örneklerin yer aldığı yerleşim alanlarıyla Kapadokya hakkında merak edilen pek çok şeyi sizler için bu yazımızda inceledik.

1 – Kapadokya, beş şehirden oluşan bir bölgenin adıdır

Kapadokya; merkezi Nevşehir olmak üzere Niğde, Aksaray, Kayseri ve Kırşehir illerinin de içinde olduğu geniş bir coğrafi bölgeye verilmiş isimdir. Yazılı tarihinin Hititler ile başladığı ve insan yaşamının Paleolitik döneme kadar uzandığı bilinen Kapadokya’nın adı, bölgede uzun süre egemenlik kuran Perslerin dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelen “Katpa Tuka” ifadesinden türetilmiştir.

2 – Geçmişte bir yaşam ve sığınma alanı olarak kullanılmıştır

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kapadokya bölgesinde Paleolitik dönemden bu yana insanlar kayaları oyarak kendilerine ev, ibadethane ve sığınak yapmışlardır. M.Ö. 4. Yüzyıldan bu yana var olduğu düşünülen yer altı şehirlerine sahip olan Kapadokya bölgesi, özellikle M.S. 300’lü yılların başında Romalılardan kaçan Hristiyanların sığınma ihtiyacını karşılamıştır.

3 – Peri bacaları biriken lav ve küllerin aşınması ile oluşmuştur

Kapadokya bölgesinin simgesi haline gelen peri bacaları, yaklaşık 60 milyon yıl önce aktif olan Erciyes, Güllüdağ ve Hasandağı’ndan püsküren lav ve küllerin oluşturduğu tüf tabakasının aşınmasıyla oluşmuştur. Vadi yamaçlarından bölgeye inen yağmur suları ile rüzgârın, parçalanması kolay olan alt tabakayı (tüf ve bazalt) uzun yıllar boyunca oyması; yukarıda kalan sert kayaları (granit) ise olduğu gibi bırakması sonucu ince gövdeli ve şapkalı bir görünüme sahip bu yapılar meydana gelmiştir.

4 – Peri bacalarının en güzel örnekleri Avanos, Ürgüp ve Uçhisar’dadır

Küçük ve büyük boyutlu örnekleriyle Kapadokya bölgesinin oldukça geniş bir alanına yayılmış olan peri bacalarının en yoğun olarak görülebileceği yerler Avanos, Ürgüp ve Uçhisar üçgeninde kalan vadilerdir. En güzel peri bacası emsallerinden biri olan ve anne, baba ve çocuk temsili olarak adlandırılan üç güzeller de yine Ürgüp’te yer almaktadır.  

5 – Peri bacaları ismi bir efsaneye dayanır

Peri bacası isminin kaynağına dair eski bir efsane vardır. Efsaneye göre eskiden bu bölgede devler yaşarmış ve gönderdikleri ateşlerle insanları korkutur, dışarı çıkmalarına izin vermezlermiş. Bunu duyan periler diyarı Padişahının bölgeye gönderdiği periler ateş dağlarının üzerini buz ve kar parçalarıyla kapatarak devleri yer altına hapsetmişler. Daha sonra insanlar ve periler bu dağların içine oydukları evlerde bir arada yaşamaya başlamışlar.

6 – Batı toplumu Kapadokya’yı iki Fransız gezgin sayesinde tanımıştır

Batı dünyası Kapadokya’nın varlığından 1700’lü yıllarda bölgeye gelen Fransız gezgin Paul Lucas sayesinde haberdar olmuştur. Hazırladığı seyahatnamede peri bacalarını, kiliseleri ve yer altı şehirlerini resmeden Lucas’a o dönemde kimse inanmamış ve kendisi yalancılıkla suçlanmıştır. Daha sonra Fransız mimar Charles Texier’in 1800’lü yıllarda bölgeye yaptığı ziyaret sonrasında Lucas’ın haklı olduğu ortaya çıkmış ve Kapadokya Batı’daki bugünkü ününe sahip olmuştur.

7Kapadokya, 1985 yılından beri UNESCO Dünya Mirası listesindedir

İçinde kayalardan oluşan bir yerleşim yerinin bulunduğu Kapadokya’daki Göreme Açıkhava Müzesi, 1985 yılında Unesco Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır. Kiliselerden yemekhanelere, evlerden şapellere kadar pek çok yapıdan meydana gelen Göreme Açıkhava Müzesi; farklı dönemlerde yaşanmış manastır hayatının güzel bir örneğini sunmaktadır.

Yazar: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir